<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ebru Nurluoğlu Kişisel Web Sitesidir. &#187; Mutlu Gezgin</title>
	<atom:link href="https://ebrunurluoglu.com/category/mutlu-gezgin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ebrunurluoglu.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 02 Nov 2024 17:11:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=4.2.38</generator>
	<item>
		<title>OTEL TAKINTILARIM</title>
		<link>https://ebrunurluoglu.com/2018/04/otel-takintilarim/</link>
		<comments>https://ebrunurluoglu.com/2018/04/otel-takintilarim/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Apr 2018 11:05:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ebru Nurluoğlu]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezi Tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mutlu Gezgin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ebrunurluoglu.com/?p=1967</guid>
		<description><![CDATA[Toza hafif alerjik olmam beni yıllar içinde otel temizlik hafiyesi yaptı. Çünkü en iyi dediğiniz otelde bile yatağı bile biraz kıpırdatsanız altından öbek öbek toz topu kümeleri çıkabilir. Bunları gördükten sonra artık bir otel odasına adım attığımda standart bazı hamlelerim var. Toz tutan halı, yüzyıllardır yıkanmamış perde dışarı at. Halı kalkınca, yatak &#8211; koltuk kıpırdayınca [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Toza hafif alerjik olmam beni yıllar içinde otel temizlik hafiyesi yaptı. Çünkü en iyi dediğiniz otelde bile yatağı bile biraz kıpırdatsanız altından öbek öbek toz topu kümeleri çıkabilir. Bunları gördükten sonra artık bir otel odasına adım attığımda standart bazı hamlelerim var.</p>
<ul>
<li>Toz tutan halı, yüzyıllardır yıkanmamış perde dışarı at.</li>
<li>Halı kalkınca, yatak &#8211; koltuk kıpırdayınca altından çıkan pislikleri sabunlu suyla sildir.</li>
<li>Yatak altı toz aldır.</li>
<li>Temizliği gözün tutmazsa yastığa tişörtünü geçir.</li>
<li>Gözle görülür şekilde yağmur ormanı tüylü gri canlıları gibi klimadan sarkan öbek tozları filtreden temizlet.</li>
<li>Tavandan ve köşelerden sarkan örümcekleri tespit turu</li>
<li>Televizyon kumandasını kolonya ile sil</li>
</ul>
<h3><strong><br />
YADIRGADIKLARIM</strong></h3>
<ul>
<li>Tatil köylerinde plaj kenarına kurulan ikindi çaylarında servis edilen kuru bayat poğaçalar, sanayi tipi kekler.</li>
<li>İyi otellerde bile böreklerin içine beyaz peynir yerine doldurulan ucuz tatsız lor peyniri</li>
</ul>
<h3><strong><br />
Vasatlık Zihniyeti </strong></h3>
<p>Türkiye&#8217;nin en iyi kabul edilen otellerinden birinde, şefe, neden kahvaltı tost köşesinin eski zenginlikte olmadığını sordum. Çünkü bu otele gelme sebeplerimizden biri de arkadaşlarımızla aramızda espriye varacak lezzetteki buranın emsalsiz tostlarıydı. (Mesela benim favorim zeytin ezmesi &#8211; mantar &#8211; fesleğen soslu – pastırma karışımıydı). O şef yaklaşık yarım saat önce arkadaşıma ne kadar özenle malzemeleri seçtikleri, ne kadar müşteri isteklerine kulak verdikleri, ne kadar iyi şeyler başardıklarını anlatmaktaydı. Ben o tostlarınız için gelmiştik; o güzel malzemeler nerede, tost tezgahı şimdi çok yavan diye sorduğumda aldığım cevap; ülkemizde yaygın olan vasatlık zihniyetinin bir gerçekliğini daha yüzüme doğru savurdu.</p>
<p><strong><em>Şefin cevabı:</em></strong> “Çok beğeniyormuş herkes evet. Vallaha o tost köşesinde kuyruklar oluyordu, istemedik yani. Ama tostçu kız kafasına göre işler yapıyordu zaten ayrılan Hamza usta da bunları yapması için kıza izin vermişti.”</p>
<p><strong><em>Benim cevabım:</em></strong> “ya şef delirdin mi burada insanların beğendiği, kendilerine özel bir şeyler yapabildikleri farklı bir köşe oluşturmuşsunuz. Böyle bir zenginlikle  içinizden birinin bu kahvaltıyı farklılaştırmasına neden izin vermezsin ki?</p>
<p><strong><em>Not:</em></strong> Tostçu kız rakip otelde fıstık gibi bir iş buldu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://ebrunurluoglu.com/2018/04/otel-takintilarim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İyi Otel İyi Oda</title>
		<link>https://ebrunurluoglu.com/2018/04/iyi-otel-iyi-oda/</link>
		<comments>https://ebrunurluoglu.com/2018/04/iyi-otel-iyi-oda/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Apr 2018 09:20:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ebru Nurluoğlu]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezi Tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mutlu Gezgin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ebrunurluoglu.com/?p=1932</guid>
		<description><![CDATA[Benim gibi odada keyifle yazı yazan, çalışan ya da tatilde plajdan / gezmeden odaya dönünce pencereden manzara görmeye bayılan biriyseniz aranan hayal odalar bunlar… Abant Köşk Otel 1001 nolu süit oda manzara konum açısından çok keyifli bir dubleks. Yatak odası çatı katında, alt kat manzaraya daha hakim. Süiti birkaç yakın arkadaşla keyifle paylaşmak da çok [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Benim gibi odada keyifle yazı yazan, çalışan ya da tatilde plajdan / gezmeden odaya dönünce pencereden manzara görmeye bayılan biriyseniz aranan hayal odalar bunlar…</p>
<p><strong>Abant Köşk Otel<br />
</strong>1001 nolu süit oda manzara konum açısından çok keyifli bir dubleks. Yatak odası çatı katında, alt kat manzaraya daha hakim. Süiti birkaç yakın arkadaşla keyifle paylaşmak da çok neşeli olabilir. Standart odalarda ise 1005, 1006 manzaraya en hakim odalar. Gölün sakinliği, şefin özel isteklerinizi memnuniyetle yerine getirmesi, otelin az odalı olması bu oteli özel kılıyor. 20 kişilik bir arkadaş grubuyla ise otelde hafta sonu efsane olabilir.</p>
<p><a href="https://abantkosk.com" target="_blank">https://abantkosk.com</a></p>
<p><strong>Casa Lavanda<br />
</strong>Orkide adlı odası çok ferah. Diğer konaklama alanları gibi iç içe değil; çok ferah yeşilliklerle dolu kademeli bir bahçeyi açılıyor. Burası sürprizli bir yer. Şehir dışında böyle bir aile işletmesinde kaldığınız zaman beş yıldızlı bir otel mutfağında benzer tabakların önünüze geleceğini tahmin etmiyorsunuz. Diğer yandan akşam yemeklerinin sofistikeliğinden sonra beni tek hayal kırıklığına uğratan sabah kahvaltılarının olağanlığı oldu.12 yaş üstü çocuk kabul ediliyor. Gene de hafta sonları gürültü kaçınılmaz. Hafta içi kaçamağı yapın.</p>
<p><a href="http://www.casalavanda.com.tr" target="_blank">http://www.casalavanda.com.tr</a></p>
<p><strong>Nirvana / Antalya<br />
</strong>VIP takılayım, geniş aile tatili yapayım derseniz güzel seçim olabilir. Kendi havuzum olsun derseniz de c3 ve c4 nolu odalar derim.</p>
<p><a href="http://www.nirvanahotel.com" target="_blank">http://www.nirvanahotel.com</a></p>
<p><strong>Paloma Foresta / Antalya<br />
</strong>451 nolu teraslı geniş oda, tatillerde kendinize özel alan seviyorsanız çok kullanışlı. Güneşin doğuşu için enfes.Terasında güneşlenmek de, soğuk bir şeyler yudumlayarak da keyif çatmak da mümkün. Ben yaz tatilinde kum yerine deli gibi ağaç yeşillik arayanlardanım. Paloma Foresta daha önce Renaissance zincirinde iken de gittiğim ve yeşilini kolay kolay başka yerlerde bulamadığım bir otel. Yüzerken dağları ve yeşili görmek paha biçilmez.</p>
<p><a href="http://www.palomahotels.com" target="_blank">http://www.palomahotels.com</a></p>
<div id="attachment_1938" style="width: 310px" class="wp-caption alignleft"><a href="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2018/04/Paloma-Forestanın-etekelrinde-kitap-okuyup-hayal-kurmayı-sevdiğim-ağaçlarından-biri.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1938" src="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2018/04/Paloma-Forestanın-etekelrinde-kitap-okuyup-hayal-kurmayı-sevdiğim-ağaçlarından-biri-300x300.jpg" alt="Paloma Foresta'nın eteklerinde kitap okuyup hayal kurmayı sevdiğim ağaçlarından biri" width="300" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Paloma Foresta&#8217;nın eteklerinde kitap okuyup hayal kurmayı sevdiğim ağaçlarından biri</p></div>
<div id="attachment_1937" style="width: 310px" class="wp-caption alignleft"><a href="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2018/04/Paloma-Foresta.-451in-gün-batımı-süper..jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1937" src="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2018/04/Paloma-Foresta.-451in-gün-batımı-süper.-300x300.jpg" alt="Paloma Foresta 451'in gün batımı süper" width="300" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Paloma Foresta 451&#8217;in gün batımı süper</p></div>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><br />
Richmond Nua wellness spa / sapanca<br />
</strong>420 nolu oda bence Richmond’ ın en güzel odası. Köşe oda hem bahçeyi hem de manzarayı görüyor.  bence bütün odalarının böyle bir manzaraya sahip olacak şekilde bir parça daha büyük yapılması doğru olurdu. Diğer odalar böyle bir keyif oteli için çok küçük. Sapanca Gölü kenarında, spasıyla kendinizi şımartabileceğiniz derli toplu bir otel.</p>
<p><a href="http://www.richmondnua.com" target="_blank">http://www.richmondnua.com</a></p>
<p><strong>Rixos Premium / Antalya Tekirova<br />
</strong>Yemekleri çok çeşitli. Ağaçlı, dolu dolu yeşil manzarayı gören odası 2314 ve 2214.</p>
<p><a href="https://allinclusive-collection.com/en/hotel/rixos-premium-tekirova/" target="_blank">https://allinclusive-collection.com/en/hotel/rixos-premium-tekirova/</a></p>
<p><strong>Voyage Sorgun / Antalya<br />
</strong>En güzel normal odaları bence 2095 ve 2096. Mavi bayraklı plajına denize yakın, önünde sessiz yetişkin havuzu var.</p>
<p><a href="http://www.voyagehotel.com/Voyage-Sorgun" target="_blank">http://www.voyagehotel.com/Voyage-Sorgun</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://ebrunurluoglu.com/2018/04/iyi-otel-iyi-oda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KIRSAL / RİSKLİ BÖLGELERE GİDERKEN DİKKAT ETTİKLERİM</title>
		<link>https://ebrunurluoglu.com/2015/06/yurtdisinda-kirsal-ve-riskli-bolgelere-giderken-dikkat-edilmesi-gerekenler/</link>
		<comments>https://ebrunurluoglu.com/2015/06/yurtdisinda-kirsal-ve-riskli-bolgelere-giderken-dikkat-edilmesi-gerekenler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Jun 2015 12:33:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ebru Nurluoğlu]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezi Tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi tavsiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Riskli Seyahat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ebrunurluoglu.com/?p=767</guid>
		<description><![CDATA[Valiz Listesi Bu listeye bakmadan valizimi kapamam. Gideceğim yerin mahrumiyet durumuna göre alacaklarıma bu liste ile karar veririm. Atıştırma (kuru ve dayanıklı mini boy) Boyun yastığı Az gelişmiş bölgeleri görmeye gitmek demek; engebeli taşlı kayalı yollarda her saniye bir belin ve boynun olduğunu hatırlatan uzun, ızdıraplı yolculuklar demek. Boyun yastığı uçaktan başlayarak bana bir nevi [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color: #008000;"><strong>Valiz Listesi</strong></span></h3>
<p>Bu listeye bakmadan valizimi kapamam. Gideceğim yerin mahrumiyet durumuna göre alacaklarıma bu liste ile karar veririm.</p>
<ul>
<li><strong>Atıştırma (kuru ve dayanıklı mini boy)</strong></li>
<li><strong>Boyun yastığı</strong><br />
Az gelişmiş bölgeleri görmeye gitmek demek; engebeli taşlı kayalı yollarda her saniye bir belin ve boynun olduğunu hatırlatan uzun, ızdıraplı yolculuklar demek. Boyun yastığı uçaktan başlayarak bana bir nevi ana kucağı vazifesi görüyor.</li>
</ul>
<ul>
<li><strong>Çöp poşeti (buzdolabı ve büzgülü)<br />
</strong>Yanımda büyük boy şeffaf buzdolabı poşetleri / büzgülü renkli güzel kokulu çöp torbaları taşırım.<br />
Temiz torba seyahatte derli toplu olmak adına iyi bir kurtarıcı: “kirlileri muhafaza etmek, yağmurdan değerli eşyaları korumak, uçakta hijyen, yiyecekleri küçük pozisyonlarda taze tutmak”<br />
Uçak içinse sırt çantama hep büzgülü büyük çöp torbası ve küçük şeffaf torba atıyorum. Uçaklarda paltoları kazakları pis valizlerin üzerine bırakmak yerine hemen bir büzgülü torbaya tıkıp baş üstü dolaba güvenle bırakıyorum. Bazen o kadar kirli uçaklar var ki sırt çantamı bile torbaya koyup baş üstü dolaba kaldırdığımı bilirim. Ne de olsa uzun seyahatlerde sırt çantamı hem kiler hem yastık hem ambar niyetine de kullandığım oluyor. Kirli uçaklara biner binmez bari saçlarım hemen kirlenmesin diye kalın bandana da kullandığım oluyor.</li>
</ul>
<ul>
<li><strong>Diş fırçası + macun</strong></li>
<li><strong>Göz malzemeleri</strong><br />
Çok toz topraklı yerlerde gözler çok çeker. O yüzden ben hep yanımda göz mendili, göz yaşı damla, gözlük mendili, güneş gözlüğü taşırım.</li>
<li><strong>Hijyen kadın malzemesi</strong></li>
<li><strong>İç Çamaşırı &amp; Çorap</strong></li>
<li><strong>İlk yardım kiti</strong></li>
<li><strong>Kağıt mendil ve ıslak mendil</strong></li>
<li><strong>Kitap</strong></li>
<li><strong>Kolonya<br />
</strong>Toz silmek için ya da birebir. Birkaç kere tahta kurusu istilasında odada çok işime yaradı. Rebul markasının nature kolonyası yeni favorim.</li>
<li><strong>Parfüm + kolonya + deodorant</strong></li>
<li><strong>Saç kurutma makinesi (şarjlı)</strong><br />
Saçlarım uzun ve gür. Soğuk bölgelerde yıkayınca kurutmak dert çünkü elektrik yok. Şarjlı saç kurutma makinesini yanıma alırım.<br />
Binlerce metre yüksekte, uzun saçlı biri olarak soğuk dere suyuyla yıkanmak zorunda kalınca görürüm sizi…</li>
</ul>
<ul>
<li><strong>Şampuan &amp; saç kremi (mini boylar)</strong></li>
<li><strong>Şarj aleti</strong></li>
<li><strong>Tarak + saç bandı + toka</strong></li>
<li><strong>Terlik<br />
</strong>Valizde yer derdi yoksa Crocs kurtarıcı olabilir. Yere çorapla veya çıplak ayakla basıp o tozu tekrar valize ya da yatağa taşımanın gereği yok.</li>
<li><strong>Termofor</strong><br />
Bazı bölgelerde otel içi dahil ısınmak bir sorun. Termofor uykuda en yakın arkadaşım.</li>
<li><strong>Tepe lambası</strong><br />
Bazı otellerde baş ucu lambası olmuyor ben de başa takılan lamba yanıma alıyorum. Gece çadırda ya da arkadaşla kaldığın odada kitap okurken kimseyi uyandırmamak  ya da aniden belirsen ışıksız karanlık yollar için</li>
<li><strong>Uydu telefonu</strong><br />
Uydu telefonu olmasa; yakınlarımın kalp krizi, ameliyatlar dahil ben uzaktayken gelişen acil pek çok olayı öğrenemez ya da dağın tepesinde mahsurluk gibi zor durumda kaldığımı kimseye bildiremezdim.</li>
</ul>
<ul>
<li><strong>Vakumlu peynir ve ekmek</strong></li>
</ul>
<p><strong>Seyahat Alışkanlıklarım:<br />
</strong><br />
Kampta ya da vasat otellerde hazırda bulmanızın mümkün olmadığı şeyler var. Bunlara hazırlıklı olmak seyahatte bana büyük sevinçler yaratıyor. Bir de deneyimlere kulak veriyorum. Mesela lüks bir otel balkonuna çıkıp ardından kapıyı kapattığı için saat kitli kalan ahbabım oldu. Bir daha balkona çıkıp hiç ardımdan kapıyı kapatır mıyım…</p>
<ul>
<li>Öncelikle UNESCO&#8217;nun Dünya Mirası Listesine alınmış yerleri görmek.</li>
<li>Yurtdışına çıktığımda otantik yerleri keşfe çıkıyorsam alışverişi standart mini listemle tamamlarım, çünkü valizime başka türlü sığmam mümkün olmaz. Çantamda yer tutmamasına özen göstererek mutlaka aldığım şeyler:</li>
<li>Buzdolabıma asmak için magnet</li>
<li>Duvarıma çerçeveletmek üzere kartpostal ve o yöreyi resmeden tablo</li>
<li>Obje koleksiyonuma küçük bir ek</li>
</ul>
<ul>
<li>Yurtdışında sokaklarda gezinirken en sevdiklerim: istisnasız her pastane fırına uğrarım. Çeşitlerle göz arada da damak ziyafeti çekerim.Gözlerimi pastalarla renklendirir; croissant, sıcak mini pizza, bagel  peynirli poğaçalarla da şenlendiririm.</li>
</ul>
<ul>
<li>Pasaport sürem en az 8 ay geçerli mi kontrol ederim.</li>
</ul>
<ul>
<li>Her wc imkanını değerlendirim. WC kullanmadan önce lavabo yanında el kurulanan kalınca kağıtlardan yanıma tuvalet kağıdı olarak alırım müze vb. yerlerde kağıt o kadar ince olur ki elinize bile gelmez kullanmak isteyince de elinize yapışır kalır.</li>
</ul>
<ul>
<li>Endonezya, Myanmar, Kamboçya gibi tapınakta ayakkabı çıkarılan ülkelerde yerlerde yanında hep birkaç yedek çift çorap taşırım. O kadar pisleniyorlar ki eve bile götürmeden orada çöpe bırakmak istediğin zamanlar olacak. Kolonya ise bu gibi durumlarda ayakları ferahlatmak için baş tacım.</li>
</ul>
<ul>
<li>Taksiye otel ana kapısından binerim, yoldan çevirmem. Filipinler de arkadaşımı otelin ana caddesinde yoldan bindiği taksici organ mafyası için kaçırmış mesela. Şans eseri kurtulmuş.</li>
<li>Sıcak bölgelere de gitsen, sırt çantama Norveç tipi kaz tüylü incecik mont alırım. En azından havalimanları çok soğuk oluyor. En son, beklenmedik bir yolcu rahatsızlığından dolayı Dubai’de gece yarısı aktarmayı mecburen kaçırınca saatlerce buz gibi havalimanı içinde uzun konaklamada perişan olduk.</li>
</ul>
<h3><span style="color: #008000;"><strong><br />
Gıda güvenliğiniz ve damak tadınız için önerdiğim mide cephaneleri:</strong></span></h3>
<p>Hassas bünyeli biri olmak insanı mecburen seyahatte tedbirli bir gezgine dönüştürüyor. Tüm ülkelerin harika yemekleri var ne yazık ki benim mideme göre değil. Artık hijyende ve baharatta şans denemesi yapmayacak kadar akıllandım. Listemin başında, “bölgeyi tanımıyorsan seyahatte ikram edilen hiçbir şeyi nezaket için yeme ve içme.” var.</p>
<p>Nutella / sevdiğiniz cins dayanıklı paket ekmek (ben çok tahıllı tost, karabuğday ya da tam buğday ekmeği vb tercih ediyorum) / minik enerji barları / minik paket atıştırmalıklar/ daha geç bozulacağı için tuzlu, minik porsiyonlar halinde vakumlanmış dayanıklı peynir / minik kavanoz otel tipi reçel ve bal / zeytin ezmesi / zeytin / dayanıklı tatlı tuzlu geleneksel mahalle fırını kurabiyeleri&#8230;</p>
<p>Bunları yanınıza alarak en azından kahvaltınızdan emin olun. Uganda ve Ruanda’da yumurtaların sarıları da beyaz krem renkteler. En lezzetli meyveleri Mango, gerisi karpuz dahil sizi hayal kırıklığına uğratabilir. En şahane tesiste bile yılanları yedikleri için kocaman fare ve sıçanların mutfak kapısına uzanan turlarına izin veriliyor. Bu açıdan sakın kalacağınız otelin fiyatı ile doğru orantılı temiz olacağını düşünmeyin. Otel menülerinde tabii ki batılılara göre seçimler var. Gene de Kongo sınırında göçmenlerin maymun yediklerini düşünecek olursanız. Yeme içme kültürünün bizden biraz daha farklı olduğunun ayrımına varmanız mümkün olur.</p>
<ul>
<li><strong>Siyah zeytin bence her seyahatin kurtarıcısı.<br />
</strong>Bozulmaz etmez. Biraz ekmek buldun mu ekmek kuru da olsa hemen seni doyurur. Ben sıcak suya ya da çaya ekmek dalgıçlarımı yollayarak o işi de çözdüm.</li>
<li><strong>Çok aç kalmışsam seyahatte yaptırmaya alışkın olduğum bazı tarifler var.<br />
</strong>Beyaz peynirli otlu börek, patatesli ve peynirli börek; patlıcanlı etli pilav. İstanbul’dan yanıma sırf bu yüzden getiriyorum kavurma, zeytin ezmesi, yufka, zeytinyağlı patlıcan gibi konserve ve vakum paketler taşıyorum. Bir de Tadım’ın antep fıstıklı ya da yer fıstıklı barları tatlı ihtiyacımı dindiriyor.</li>
<li><strong>Yerel pazardan satın aldığım yiyecekler:<br />
</strong>Muz, yumurta ve patates kızartması. Patateste on denememden iki tanesinde başarılı oluyor o yüzden denemeye değer çünkü her millet patates yiyor yeter ki, temiz yağ diye ısrar edip başında bekleyebileyim. Bazen gözüm çok dönmüşse markete gidip umutsuzca zeytinyağı ya da ayçiçek yağı arıyorum.</li>
<li><strong>Valizdeki diğer kurtarıcılarım</strong>:<br />
Pita ekmeği, glutensiz ekmek,  kuruyemiş,. Vakumlattığım peynirlerle ilk günlerde aşk yaşıyorum sonra bozulur korkusuyla aşk sona eriyor.</li>
</ul>
<h3><span style="color: #008000;"><strong><br />
Yoldaki konforunuz için yanınıza almanızı önerdiğim sağlıksal cephaneler:</strong></span></h3>
<ul>
<li>C harfi şeklinde boyunluk yastık (yollar çok engebeli toprak ve taş. Bel &#8211; boyun rahatsızlığı olanlar bu bölgeleri zaten unutsunlar)</li>
<li>Islak ve kuru mendil, dezenfektan (Benim gözlük daha ilk gün tanımlanamaz pislikteki umumi wc ye düştü; tabii ki geri alıp kullandım. O güneş altında başka seçeneğim yoktu.)</li>
<li>Suni gözyaşı damlası (üzerinize yollarda yağan o kadar çok toz var ki…)</li>
<li>Sineksavar spreylerin olabilecek en iyi dozlusu. (Gece dahi uyurken bu spreylerden yüz, boyun, ayak dahil açıktaki her milime sıkarak yatmalısınız)</li>
<li>Böcek sokmasına karşı merhem ve ilaç. (gündüz o kadar yorulduğum oluyordu ki gece yatakta başucumda böceklerle uykuya yattım.</li>
<li>Bit tokası (eğer yerel halkın arasına karışacak ve özellikle çocuklarla oyunlarda yakın temasta olacaksanız)</li>
<li>Pudra, kolonya, rulo kağıt mendil (susuz bölgelerde bulunacaksanız; ter, saç yağlanması, yastığı kaplama vb. konulardaki hizmetkarlarınız bunlar)</li>
<li>Sıtma hapına yolculuktan 2 hafta önce başlamayı unutmayın. Eğer getirtebiliyorsanız önceden gideceğiniz ülkede kullanılan ve yabancılara verilen ilaçlardan edinmeye bakın. Bunlar haftada bir kez tek doz alındığı için her gün alınan ilaçlardan kullanımları daha kolay. Önceki senelerde benim sıtma önleyici olarak her gün kullandığım ve İstanbul’dan aldığım ilaç fena yan etki yapmıştı. Biliyorsunuz evinize dönünce de bu hapları 2 hafta kullanmaya devam ediyorsunuz.40 güne yakın bu ilaçları kullanmak yerine haftada 1 kez alınan haplar daha pratik (Uganda vb. sıtma için haftada 1 alınan haplarda etken madde Mefloquine ve Malarone )<br />
Bir de dönerken sıtmaya yakalanırsınız diye gerekli tedavi edici ilacı oradan almanız çok iyi olur. Çok basit bir ilaç, ancak biliyorsunuz ülkeye dönünce sıtma teşhisi koyulamadığı için ölenler oldu ülkemizde de.Sıtmayı taşıyan anofel sinekleri akşam gün batımından, gün ağarana dek çok aktif. Bu yüzden yatakta cibinlik olmasına dikkat edin. Uzun boylu, kollu ve paçalı kıyafetler giyin. Şapka kullanın. Böcek kovucunuzda yüzde 35 ve üstü DEET bulunsun.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<h3><span style="color: #008000;"><strong>Dağa mı çıkacağım dediniz? Bir dakika!</strong></span></h3>
<p>Eğer zorlu tırmanış parkuru seçmeye niyetliyseniz bunlarsız valiz hazırlamayın: Yürüyüş pantolonu, panço tipi yağmurluk, bahçe eldiveni (tırmanışta ısırgan otları vb. sizi dalamasın ya da gorillerle ani temasta korunmanız için), dürbün, el feneri, acil durum için düdük, nalburdan edineceğiniz gözü maske gibi tamamen kaplayan bir şeffaf çalışma gözlüğü (ormanda dallar gözünüze girmesin diye)</p>
<p>Yüksek tozlukları ve bastonları hazır edin&#8230; Bu tip tırmanışlarda botunuzun tabanını kavrayarak diz altına kadar dışardan pantolonunuzu çevreleyen koruyucu tozlukları takmayı ihmal etmeyin. Hem böcek ve yılan sokmaları hem de savaşçı karıncaların müthiş acıtan ısırıklarından sizi koruyacaklardır. Uganda’da şempanze keşif yürüyüşlerinde olduğu gibi daha düz arazilerde çift baston; gorillerin yuvası Ruanda dağlarındaki gibi engebeli araziler içinse tek baston yeterli olacaktır.(diğer elinizi kâh yokuş aşağı kâh yukarı muhtemelen porter /hamal tutuyor olacak çünkü) Bastonların darbeleri yumuşatan mekanizmaya sahip olanlarından almanız iyi olur.</p>
<p>Farklı cins maymunları yakından görebileceğiniz yerler aynı zamanda türlü haşeratın kol gezdiği birer yağmur ormanı. Dolayısıyla donanımlı gitmenizde fayda var. Haşerat ve savaşçı arılardan korunmak için daima çoraplarınızı pantolon paçalarınızın üstüne geçirin.  Aniden yağmur bastırınca zaten çamur olan yerler balçığa dönüşüyor. Valizinizde spor ayakkabı dışında dağ ve orman yürüyüşlerinde giymek için sağlam yürüyüş botlarına yer açın.</p>
<p>Unutmayın RUANDA dağlarının derinlikleri kara mamba (çok saldırgan, panzehir yoksa anında yüzde yüz ölümcül ve dünyanın ikinci en uzun zehirli yılanı), kobra (felç edici zehirli yılan), Piton (zehirsiz ama bir yutuşta bir geyiği ham yapabilen boyu 9 metrelere varan yılan) gibi yaratıklara ev sahipliği yapıyor. Bunu bilerek yerel rehberlerin burnunun dibinden ayrılmayın. Ben muazzam güzel bir yeşil deriye sahip uzun bir yılanla tam suyun üzerindeki köprüden geçerken karşılaştım. Rehber uyarmasa üstüne basmak üzereydim.</p>
<p>Ayrıca bu dağ ormanlarında goriller dahil insana alışkın olmayan tehlikeli türler var. (Gorillerin sadece bir bölümü parklarda nispeten ulaşılabilir bölgelerde yaşıyorlar, bir kısmı araştırma merkezlerinde koruma altındalar, geri kalanlar ise tüm vahşilikleri ile dağlara hükmediyorlar. Deneyimli ekiplerden emin olmadıkça aptalca bir maceraya atılmayın. Koruma ordusu ve deneyimli rehberlerle de gitseniz porter (hamal) tutmanızı tavsiye ederim. Bu,  yerel halkın geçimine katkı sağladığı kadar (böylece kaçak avcılık teşvik edilmiyor) sizin yaralanmadan aşağıya dönmeniz açısından da önemli. Porter’lar dağda sık ve tozlu böcekli çalılıklardan bir nebze size yol açmaları, dağdan yokuş aşağı yuvarlanırken balçık çamurdan tez çıkmanızı sağlamaları ve poponuzdan dik yamaçlarda ittirmeleri sayesinde kocaman bir kucaklamayı hak ediyorlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h4 class="ecxMsoNormal"><a href="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2015/12/PRİNGLES.jpg"><img class="  wp-image-1241 alignleft" src="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2015/12/PRİNGLES-300x300.jpg" alt="PRİNGLES" width="356" height="356" /></a> <span style="color: #008000;">Hardallı Pringles maneviyatı</span></h4>
<p class="ecxMsoNormal">Ruanda’da aç kalmamak için bu Pringles çeşidini bulunca son  kalan 3 kutuyla epey idare etmiştim. Başka tip Pringles ya da başka marka cips de yiyememiştim. Orman tırmanışlarında tanıştığım bir Amerikalı emekli dostum bunu unutmamış;  Avrupa turundan İstanbul’a beni görmeye elinde bir koli  fabrikadan özel sipariş sarı Pringles ile gelmiş (North  Carolina’da da bu sarılar yokmuş) ABD’den buraya ben seviyorum diye taşımış. Beni en iyi Pringles severler ya da doğada kısıtlı yiyecekle kalma tecrübesi yaşayanlar anlar&#8230;</p>
<p class="ecxMsoNormal">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://ebrunurluoglu.com/2015/06/yurtdisinda-kirsal-ve-riskli-bolgelere-giderken-dikkat-edilmesi-gerekenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uganda Ruanda Kongo Sınırı</title>
		<link>https://ebrunurluoglu.com/2015/03/uganda-ruanda-kongo-siniri/</link>
		<comments>https://ebrunurluoglu.com/2015/03/uganda-ruanda-kongo-siniri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2015 14:47:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ebru Nurluoğlu]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Mutlu Gezgin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ebrunurluoglu.com/?p=703</guid>
		<description><![CDATA[Uganda Ruanda Kongo Sınırı Yolculuğu planlarken Gorillerle ve şempanzelerle tanışmanızın iki ana destinasyonu var. Ya Uganda’nın başkenti Entebbe’ye ya da Ruanda’nın başkenti Kigali’ye uçacaksınız. Sonra bu iki ülkeden hangisinde başladıysanız turu diğerinde biterecek ve oradan döneceksiniz. &#160; Ulusal parklarda günler nasıl geçer… Kibale Ulusal Parkı’nda yağmur ormanlarının gerçek sahipleri olan kırmızı kuyruklu ve mavi maymunlar, [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h1><span style="color: #008000;">Uganda Ruanda Kongo Sınırı</span></h1>
<h2><span style="color: #008000;">Yolculuğu planlarken</span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Gorillerle ve şempanzelerle tanışmanızın iki ana destinasyonu var. Ya Uganda’nın başkenti Entebbe’ye ya da Ruanda’nın başkenti Kigali’ye uçacaksınız. Sonra bu iki ülkeden hangisinde başladıysanız turu diğerinde biterecek ve oradan döneceksiniz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<h3><span style="color: #008000;">Ulusal parklarda günler nasıl geçer…</span></h3>
<p><span style="color: #000000;">Kibale Ulusal Parkı’nda yağmur ormanlarının gerçek sahipleri olan kırmızı kuyruklu ve mavi maymunlar, beyaz seyah colobus’lar, babunlar gibi 13 farklı primat türünü yakından görmek mümkün. 200 üstünde kuş cinsinin şakıdığı bu sık ormanlarda cennetin sesi kulağınızda gibi dolaşıyorsunuz. 2 yürüyüş değneği hafif iniş çıkışlı orman için ideal. Burada beğendiğim tesis: Kyaninga Lodge (korunmuş krater gölü etrafında cennetten bir köşe olan bu tesiste konaklamasanız bile bir şeyler içmek için uğrayın ve manzaraya benden selam edin.)</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Yemyeşil bakir bir doğanın koynunda saklı bir yer burası. İnsan eli değmemiş ve Dünya&#8217;da nadir kalan güzelliklerden biriydi seyretmeye doyamadım.  Krater Gölü&#8217;ne tepeden bakan birkaç geniş ve şık bungalov henüz UNESCO mirası için keşfedilmemiş bu nefes kesici görüntüyü kucaklıyor. İnşaata nasıl izin alabildiğine insanın aklının almadığı bu tesiste saç kurutma makinesi yasak çünkü elektrik gücü çok kısıtlı.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<dl id="attachment_736" class="wp-caption alignnone" style="width: 671px;">
<dt class="wp-caption-dt"><a style="color: #000000;" href="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2015/03/IMG_4096-1-e1427879192602.jpg"><img class=" wp-image-736" src="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2015/03/IMG_4096-1-e1427879192602.jpg" alt="The Dian Fossey Gorilla Fund International" width="661" height="303" /></a></dt>
<dd class="wp-caption-dd"><span style="color: #003300;"><em>The Dian Fossey Gorilla Fund International</em></span></dd>
</dl>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;">Queen Elizabeth Ulusal Parkı’na giderken ekvatordan geçiyorsunuz. Burası 600 kuş  cinsinin yuvası ve aslandan file kadar safari için ideal. Özellikle Kazinga Kanalında tekneyle dolaşırsanız su içmeye gelen fil aileleri neşeli görüntüler veriyor. Volkanik kraterler nefis görüntüler oluşturuyor. Burada beğendiğim yer: Mweya Safari Lodge (bölge şartlarına göre iyi hizmet veren ve parkın içinde bir tesis).</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bwindi Impenetrable (geçitvermez) Ulusal Parkı adı gibi hafiflerin yanı sıra zorlu dağ parkurlarını barındırıyor. Dağ gorillerini yakından ve kendi doğal ortamlarında bulup görmek insana gerçeküstü bir film seti izlenimi veriyor. Burada beğendiğim yer: Bwindi Safari Lodge (Ruanda volkanlarını seyretmeye doyamayacağınız manzarası var.)</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Ruanda Volkanları Ulusal Parkı’nda “golden monkeys”  ender rastlayabileceğiniz türlerden. Burada beğendiğim yer: Virunga Lodge ( Sisteki goriller filmindeki gerçek dağlara yapışık bir hayat süreceksiniz.)</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Ulusal parkları balonla yükselerek  havadan görmek de ayrı bir seçenek (www.ugandaballoonsafari.com)</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bu bölgelerde yüksek güvenlikli bir gezi için Volcanoes Safaris ile temasa geçmenizi öneririm. Aslında benim Volcanoes Safaris’i beğenme nedenim bambaşka: bu şirket varoldukları bölgelerde yerel halkı desteklemek için gelir getirici projeler oluşturuyor ve bu projelere ayrıca maddi destek veriyor:</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bu sayede Bwindi’de  yerel çay yetiştiricileri gezileri ve bölge hastanesi ile hastalık önleyici alışkanlıkları halka kazandırma; Gahinga dağlarında tarım, el sanatları, kültürel koruma; Kyambura’da kahve kooperatifi turu, araıcılık, gösteri grupları…</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Tüm bu emekler sayesinde fakir yerel halk karın doyurmak için vahşi doğayı tahrip etmek ya da kaçak avcılık yapmak yerine iş güç sahibi oluyor. Derim ki böyle yerlere gidemiyorsanız bile eğer biraz takdir ediyorsanız sembolik miktarlarda yardımlar yapın. (bağış için bir örnek Facebook.com/VSPT)</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<dl id="attachment_706" class="wp-caption aligncenter" style="width: 510px;">
<dt class="wp-caption-dt"><a style="color: #000000;" href="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2015/03/güldü-üme-aldanmay-n-ürkütücü-de-e1427385694142.png"><img class="wp-image-706 size-full" src="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2015/03/güldü-üme-aldanmay-n-ürkütücü-de-e1427385694142.png" alt="Güldüğüme aldanmayın ürkütücü de" width="500" height="375" /></a></dt>
<dd class="wp-caption-dd"><span style="color: #003300;"><em>Güldüğüme aldanmayın ürkütücü de</em></span></dd>
</dl>
<h5 style="text-align: center;"><span style="color: #003300;"><em>Bu bölgelerde yüksek güvenlikli bir gezi için Volcanoes Safaris ile temasa geçmenizi öneririm.</em></span></h5>
<h2 style="text-align: center;"><span style="color: #008000;"><strong>RUANDA </strong></span></h2>
<h3 style="text-align: center;"><span style="color: #008000;"><strong>Ceset küllerinden yapılanan yeni bir coğrafya</strong></span></h3>
<p><span style="color: #000000;">Ruanda dağların, vadilerin ve yaylaların ülkesi. Virunga volkanik dağları ülkenin en yüksek kesimi. Ülkedeki nefis yağmur ormanlarını maalesef 1994-2000 arası yerleşim yeri olarak kullanmak üzere yok etmişler. Ruanda’da Tutsi, Hutu ve Twa etnik grupları yaşamakta.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">1994 sonrası iç savaşta çoğunluğu Tutsi olmak üzere 1 milyon üzeri insan öldü ve yakın tarihin en büyük soykırımı oldu. Soykırımın hazin sonucu olarak yüzbinlerce çocuk ebeveynsiz ve akıl almaz kötü şartlarda yaşamak zorunda kaldı. Soykırımın ardından kadın nüfüsun erkeğe oranı % 70’i buldu. 2003’ te kadınlara miras bırakılması yasağı kalktı ve hükümetteki kadın sayısı için kota çıktı. (80 üyenin 24&#8217;ü kadın olmalı; şu an parlementer kadın sayısı bundan da daha fazla). Daha çarpıcı olansa; 2000’de Tutsi azınlığını temsil etmesine rağmen Paul Kagame’nin devlet başkanı seçilmesi ve üzerine 2010 seçimlerinde de %93 oy almasıdır. <a style="color: #000000;" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kongo_Demokratik_Cumhuriyeti">Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ni</a> beş yıl işgal etmesi ve 5 milyondan* fazla insanın bu savaşta ölmesi Paul Kagame&#8217;nin başarılı liderliğini tartışılır kılmakta. (*<a style="color: #000000;" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0kinci_D%C3%BCnya_Sava%C5%9F%C4%B1">İkinci Dünya Savaşı</a>&#8216;ndan beri en dehşet savaş ölümleri rakamı)</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<dl id="attachment_740" class="wp-caption aligncenter" style="width: 564px;">
<dt class="wp-caption-dt"><a style="color: #000000;" href="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2015/03/bir_avuç_kirli_su_bir_dünya_mutluluk-1.jpg"><img class=" wp-image-740" src="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2015/03/bir_avuç_kirli_su_bir_dünya_mutluluk-1-e1427879406468.jpg" alt="Bir avuç kirli su bir dünya mutluluk" width="554" height="426" /></a></dt>
<dd class="wp-caption-dd"><span style="color: #003300;"><em>Bir avuç kirli su bir dünya mutluluk</em></span></dd>
</dl>
<p>Umuganda “ortak amaç için bir araya gelerek katkı sağlamak” demek. Bizim kültürümüzdeki imeceye yakın bir kavram. Soykırım sonrası devlet başkanı halkı düzenli olarak umuganda yapmaya çağırdı. Bugün Ruanda’da pek çok evsize ev, yerel sağlık merkezi ve sokak temizlikleri bu sayede gerçekleşiyor. Her ayın son cumartesi’si 18-65 yaş arası halk zorunlu kamu hizmeti yapıyor.</p>
<dl id="attachment_710" class="wp-caption aligncenter" style="width: 464px;">
<dt class="wp-caption-dt"><a style="color: #000000;" href="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2015/03/oyun_arkada-lar-mla_temizlik_nosyonumu_tamamen_kaybett-im-e1427385493857.png"><img class="wp-image-710 " src="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2015/03/oyun_arkada-lar-mla_temizlik_nosyonumu_tamamen_kaybett-im-e1427385493857.png" alt="oyun arkadaşlarımla temizlik nosyonumu tamamen kaybettim" width="454" height="753" /></a></dt>
<dd class="wp-caption-dd"><span style="color: #003300;"><em>oyun arkadaşlarımla temizlik nosyonumu tamamen kaybettim</em></span></dd>
</dl>
<h4><span style="color: #008000;"><strong>Dian Fossey anısına saygı</strong><strong> </strong></span></h4>
<p><span style="color: #000000;">Birute Galdikas’ın orangutanlar; <a style="color: #000000;" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Jane_Goodall">Jane Goodall</a>&#8216;ın ş<a style="color: #000000;" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eempanze">empanzeler</a>in koruma altına alınmaları ve insana benzerliklerini ortaya çıkartan şaşırtıcı bilimsel incelemelerine paralel çalışmaları Dian Fossey Uganda ve Ruanda’da gerçekleştirmiştir. Tek farkla: Dian Fossey gorillerini koruyabilmek için kaçak avcılar ve kaçakçılara meydan okuyacak kadar ileri gitmiş ve tahminen bu yolda hayatını 1985’te kaybetmiş bir bilim kadınıdır.</span></p>
<dl id="attachment_730" class="wp-caption aligncenter" style="width: 546px;">
<dt class="wp-caption-dt"><a style="color: #000000;" href="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2015/03/en_ak-ll-_hayvan_türü_-empanze-2-e1427722568578.jpg"><img class="wp-image-730 " src="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2015/03/en_ak-ll-_hayvan_türü_-empanze-2-e1427722568578.jpg" alt="en akıllı hayvan türü şempanze" width="536" height="373" /></a></dt>
<dd class="wp-caption-dd"><span style="color: #003300;"><em>en akıllı hayvan türü şempanze</em></span></dd>
</dl>
<p>Uganda’da bizzat Fossey’in ekibinde bulunmuş birisiyle tanıştım ve bu bilim kadınının ne kadar inatçı, korkusuz ve gorilleri korumaya inançlı olduğunu ilk ağızdan dinledim. Ruanda Milli Parkında Dian Fossey, katledilmesine isyan ettiği için uğruna düşman kazanmaktan çekinmediği favori gorili Digit’in tam yanında tepelerde gömülü.</p>
<p><span style="color: #000000;">Sizi Dian Fossey anısına “Gorillas in the Mist: The Story of Dian Fossey (<a style="color: #000000;" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Sisteki_Goriller&amp;action=edit&amp;redlink=1">Sisteki Goriller</a> / 1988)” filmini izlemeye davet ediyorum. Dian Fossey Enstitüsündeki yetkililerden dinlediğim kadarıyla, filmin çekiminde gerçek gorillerle iletişim sahnelerinden çok etkilenen başrol oyuncusu <a style="color: #000000;" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sigourney_Weaver">Sigourney Weaver</a> gorilleri koruma fonu için hala büyük destek veriyor.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Çevreci bir bilim kadınının hunharca kanını emmiş bu coğrafyada dolaşmak tuhaf olduğu kadar keşfetme duygularını da tetikliyor. Ben Dian Fossey anısına, oldukça dayanıklılık isteyen 3750 metreye kadar uzanan en zorlu parkurlardan birini tırmandım. Doğrusu, bu kadar pis ve dik bir tırmanış beklemiyordum. Survivor benzeri macera arayan tüm outdoor ustalarının emeğini ve kabiliyetini saygı ile selamlıyorum. Saygı duygularımı perçinleyen diğer bir topluluk ise bu bölgede adeta canları pahasına araştırma yapan gözüpek bilim insanları. Tanıştığım bu araştırmacılar arasında vahşi doğayı silahsız gözlemlerken aslanla burun buruna gelmiş olanlar vardı. (vahşi doğada araştırmalar esnasında silahlı olmaya şiddetle etik olarak karşı çıkanlar var; bu da onları gerçek tehlike ile günün her saniyesi karşı karşıya bırakıyor.)<strong> </strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://ebrunurluoglu.com/2015/03/uganda-ruanda-kongo-siniri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kuzey Etiyopya</title>
		<link>https://ebrunurluoglu.com/2015/01/kuzey-etiyopya/</link>
		<comments>https://ebrunurluoglu.com/2015/01/kuzey-etiyopya/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Jan 2015 16:47:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ebru Nurluoğlu]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Mutlu Gezgin]]></category>
		<category><![CDATA[Etiyopya]]></category>
		<category><![CDATA[Etiyopya Gezisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ebrunurluoglu.com/?p=193</guid>
		<description><![CDATA[HAYATIMIN SINAVI: KUZEY ETİYOPYA Etiyopya&#8217;ya gitmeye çok hızlı karar verdim. Zaten Afrika’nın, bağ kuracağı insanları seçerek kendisine çağıran bir enerjisi olduğuna inanıyorum. Beni de o enerji çarptı ve hızla Etiyopya&#8217;ya savurdu. Etiyopya dünya mutsuz ülkeler sıralamasında* en mutsuz 3. ülke. Oradaki ihtiyacı daha net anlamak için yardım kuruluşlarıyla yazıştım. Ve ağırlıklı çocuklara eşya götürmeye karar [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color: #003300;"><strong>HAYATIMIN SINAVI: KUZEY ETİYOPYA</strong></span></h3>
<p>Etiyopya&#8217;ya gitmeye çok hızlı karar verdim. Zaten Afrika’nın, bağ kuracağı insanları seçerek kendisine çağıran bir enerjisi olduğuna inanıyorum. Beni de o enerji çarptı ve hızla Etiyopya&#8217;ya savurdu. Etiyopya dünya mutsuz ülkeler sıralamasında* en mutsuz 3. ülke. Oradaki ihtiyacı daha net anlamak için yardım kuruluşlarıyla yazıştım. Ve ağırlıklı çocuklara eşya götürmeye karar verdim çünkü sıcakta gıda vb. bozulabilirdi. Böyle şeyleri oradan yakın mesafelerden alıp dağıtmayı planladım. Yapacağım yardım çok mütevazı idi, hiç umursamadım. Orada olmak ve bir çocuğa gülümsemek bile değerli gözüktü bana.</p>
<p>&nbsp;</p>
<dl id="attachment_200" class="wp-caption alignnone" style="width: 611px;">
<dt class="wp-caption-dt"><a href="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2015/01/yol-arkadaşlarım...-e1422463320337.jpg"><img class=" wp-image-200" src="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2015/01/yol-arkadaşlarım...-e1422463320337.jpg" alt="yol arkadaşlarım..." width="601" height="537" /></a></dt>
<dd class="wp-caption-dd"><span style="color: #003300;"><em>yol arkadaşlarım&#8230;</em></span></dd>
</dl>
<h3><span style="color: #003300;"><strong>Dallol: Görsel Şölen…</strong></span></h3>
<dl id="attachment_201" class="wp-caption aligncenter" style="width: 836px;">
<dt class="wp-caption-dt"><a href="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2015/01/Dallol-renkli-toprak-karanlık-kader-e1422462966861.jpg"><img class=" wp-image-201" src="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2015/01/Dallol-renkli-toprak-karanlık-kader-e1422462966861.jpg" alt="Dallol, renkli toprak karanlık kader" width="826" height="386" /></a></dt>
<dd class="wp-caption-dd"><span style="color: #003300;"><em>Dallol, renkli toprak karanlık kader</em></span></dd>
</dl>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gittiğim yerler arasında, Dünya’nın terkedilmiş en uzak 7 yerinden biri olan Danakil çölündeki Dallol da vardı. Etiyopya’nın kuzeyinde bulunan Dallol, ulaşım açısından oldukça sefil bir konumda. Eritre sınırındaki gerginlik de cabası. Bölgede gerillalar, mayınlar ve   insan kaçırma çok yaygın. Dallol bir uzay film setini andırıyor. Çöküntü  kraterlerinde aktif hidrotermal hareketler var. En büyük tehlike, sıcaklığın 50 derecelerde seyretmesi ve tecrübesiz  gezginlerin daha da sıcak olan bu kaynar sulara düşüp haşlanmalarının an meselesi olması. Dallol kükürt pınarları ve asit gölleri ile adeta doğa harikası. Jeotermal sıcak su sayesinde yüzeye aniden ulaşan su, buharlaşırken kristalize hale geliyor. Ve kükürt ve potasyum tuzlarından ortaya beyaz, sarı, yeşil, turuncu ve kırmızı renkli muhteşem görüntüler çıkıyor. Burada büyülendim diyebilirim. Bölgedeki sönmemiş Erta yanardağının krater ağzına yarım metre yaklaşıp o lavların cehennem sıcağının yüzümü yalamasına izin vermek hayatımdaki en cahil cesareti sergilediğim anlarımdan biriydi.</p>
<p>Danakil tuz gölü ve tuz madenleri ise kızgın güneş altındaki yansımalarıyla içinize sonsuzluk hissi kaplatabilecek yegâne yerlerden biri.</p>
<p>&nbsp;</p>
<dl id="attachment_199" class="wp-caption aligncenter" style="width: 554px;">
<dt class="wp-caption-dt"><a href="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2015/01/IMGy.png"><img class="alignnone  wp-image-1023" src="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2015/01/IMGy-300x300.png" alt="IMGy" width="544" height="451" /></a></dt>
<dd class="wp-caption-dd"><span style="color: #003300;"><em>Danakil Tuz Gölü</em></span></dd>
</dl>
<h3><em><span style="color: #003300;"><strong>Silahların Gölgesinde</strong></span></em></h3>
<dl id="attachment_202" class="wp-caption aligncenter" style="width: 604px;">
<dt class="wp-caption-dt"><a href="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2015/01/Danakil-Çölü.-Canım-onlara-emanet-e1422462995724.jpg"><img class="wp-image-202 " src="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2015/01/Danakil-Çölü.-Canım-onlara-emanet-e1422462995724.jpg" alt="Danakil Çölü. Canım onlara emanet" width="594" height="456" /></a></dt>
<dd class="wp-caption-dd"><span style="color: #003300;"><em>Danakil Çölü Canım onlara emanet</em></span></dd>
</dl>
<p>Gitmeden önce, ülkedeki bazı tehlikeler konusunda bir arkadaşımın beni uyarmış olmasına rağmen, Afrika’nın bana yaptığı kalpten çağrıya yenik düştüm. Böylece kendimi Cibuti, Somali ve Eritre sınırları gibi olabilecek en riskli bölgelerine cahilce atmış oldum. Allah’tan, taşıdıkları risk kadar Etiyopya&#8217;nın eşsizliklerini de barındıran bu yörelerini benim gibi görmek isteyen sıra dışı gezginlere hizmet veren, durumun ciddiyetine hâkim bilinçli ekipler var. Etiyopya&#8217;nın iç bölgelerine geçince bu güvenlik çemberi ile daha kolay temasa geçilmesi mümkün. Yani seyahat güvenliğini uzaktan planlamak mümkün olmayabiliyor. Bu tecrübeli yerel ekipler maalesef silahlı korumalar, rehber ve görevli askerlerden oluşuyor.</p>
<p>Gittiğimde oranın kış zamanıydı. Zaten bu 1.5 aylık dönem dışında Dünya’nın en sıcak çölünde dolaşmak pek mümkün değil. Çöle ulaşmadan yaklaşık 2 gün önce bölgede yol, telefon, elektrik kesiliyor ve hayatla bağlantınız kopuyor.Bölgeye yolculuk çok eziyetli; bitmek bilmeyen yol taş, kaya parçaları, zaman zaman çöl tepecikleri ile döşeli. En iyi ciplerde bile sürekli kafanız araba tavanına vura vura gidiyorsunuz. Ne bel sağlam kalıyor, ne de boyun… Bizim ekip yolda tek başına giden çılgın bir japon fotoğrafçıyı 2 kez çölde takılı kaldığı kum tepeciklerinden kurtardı. Bu bölgede silahlı çatışmaların ortasında kalmak ya da zorla içinde yer almak dışında, hiçbir zaman kimliği olmamış, okul ve eğitim görmemiş, evinde suyu elektriği asla olmamış, telefonu bilmeyen, hayatı boyunca 3-4 yiyecek dışında midesine başka şey girmemiş insanlarla tanıştım. Hayal edebileceğimizin ötesinde yokluk içinde yaşayan çocuklarla ve ailelerle vakit geçirdim. Yoksulluğun her karış toprağına hâkim olduğu bölgelerde dolaşmak insanın elindekilerin kıymetini bilmesi için büyük dersler sunuyor. Anneler çaresizlikten, ağaç yapraklarını bir lokma suda kaynatarak çocuklarını beslemeye çalışıyor.</p>
<p>Çöpleri toplayacak bir resmi merci yoksunluğuna ek olarak su ve sabun olmadığı için yöre insanlarının temizlik mevhumu bana epey bir öz yönetim sergiletti. Tuvalete neredeyse herkesin içinde gitmek, sokakta yatmak buralarda gündelik hayatın bir parçası. Yol boyu korumaları doyurmakla görevli aşçının önce burnundaki sümüğü avucunda yayıp sonra elleriyle domatesleri doğraması ve ekstra kirli suda bulaşık yıkaması da benim hijyen anlayışımı epey sorgulattı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h3 style="text-align: center;"><span style="color: #003300;"><strong>Etiyopya’nın kuzeyinde yaşadıklarım </strong></span></h3>
<h3 style="text-align: center;"><span style="color: #003300;"><strong>hayatımın en sarsıcı tecrübelerinden biridir. </strong></span></h3>
<p>Benim bölgeyi terk ettiğim günün akşamı öğrendim ki, çeteler sabah beraber kahvaltı ettiğimiz 7 kişiyi öldürmüşler. O sinsi pusuya düşmekten gün belki dakikalar belki de saniyelerle kıl payı kurtulduğuma, aynı güzergâhı kullanmış bir gezgin olarak hiçbir zaman sevinemedim. Ne yazık ki, silahlı barbarlar kafileyi rehin almaya çalışırken 5 gezgin ve 2 korumayı acımasızca katletmişlerdi. Dönüş yolunda o tozlu dağlarda karşılaşıp selamlaştığım beyaz tenli yüzleri günlerce düşünmekten vazgeçmek kolay olmadı.</p>
<p>Aslında böyle bölgelerde 2 kişiye en az 6 kişilik koruma ekibi ve 2 adet takip eden araç gerekiyor. Ben tecrübeli ekip ve koruma sayısından mı yoksa meleklerin işbirliği sayesinde mi kurtuldum bilmiyorum. Bildiğimi farz ettiğim o ki, bu dünyada tamamlamak durumunda olduğum bir misyonum var ve kader bana izin verdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h3><span style="color: #003300;"><strong>Yüksek ateşin pençesinde</strong></span></h3>
<p>Etiyopya&#8217; da kırsalda dağlara tırmanarak yola devam etmek zorunda olduğum gün ciddi şekilde hastalandım. En yakın sağlık birimine ulaşımın en az 3 gün sürdüğü, en uç noktada kaderimle baş başaydım. Gündüz 50 dereceleri bulan sıcaklık yüzünden rehberler dağa tırmanmayı gece serinliğine bırakmıştı. Kervan yola çıktığında başım döndüğü için deveden düşmek üzereyken, beni karanlıkta havada yakalayan yerel rehbere minnettarım. Yuvarlanacağım metreleri ve arazi yapısını hayal etmek istemezsiniz. Yaklaşık 4 saat tansiyonum dipte, katıldığım kervan beni orada bırakmasın korkusuyla mecbur yürüyerek nasıl bir manevi güçle dağın tepesine tırmanmayı becerdiğime hala şaşarım. Çift görmeye, kusmaya, ateşten sersemlemeye ve emekleyerek yürümeye başlamıştım. El yordamıyla bulduğum her kaya parçasına sarılıp bayılmamak için destek almaya çalışıyordum.</p>
<p>Zirveye vardığımızda zaten kendimden geçmek üzereydim; su bulup yanımda olan birkaç ilacı iyi gelir ümidiyle inleyerek bilinçsizce arka arkaya içtim. Geceyi, yığıldığım yerdeki, hayvan – insan pisliklerine bulanmış toz toprak zemine serili bir tülbent üzerinde yarı baygın geçirdim. Ayağımın dibinde yorgunluktan bitap horlayan bir görevli askerle, sabaha sağ çıktığımı anladığımdaki mutluluğumu, o anı her hatırladığımda tekrar tekrar coşkuyla yaşarım. Laf aramızda tüy gibi ince ve kirli tülbente kendimi bırakıp artık ne yürümek ne de tırmanmak zorunda olmadığımı fark ettiğimde, içine daldığım baygın uykunun cazibesini bir daha en lüks otelde bile yakalayamadım. O dışkı kokularının içinde bitap uykuya dalabileceğimi ve artık bedenimi kavrayan bir zemin olduğunu fark ettiğimdeki şükür anım hayatımdaki dönüm noktalarından biridir. O dağlar benim içimdeki güç ve inanç potansiyelimle buluşmama muazzam katkı sağladı. Yadsıyamam.</p>
<p>&nbsp;</p>
<dl id="attachment_197" class="wp-caption alignnone" style="width: 601px;">
<dt class="wp-caption-dt"><a href="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2015/01/erta-yanardağının-krater-ağzına-yarım-metre-dibinde-cahil-cesareti-e1422463203764.jpg"><img class=" wp-image-197" src="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2015/01/erta-yanardağının-krater-ağzına-yarım-metre-dibinde-cahil-cesareti-e1422463203764.jpg" alt="erta yanardağının krater ağzına yarım metre dibinde cahil cesareti" width="591" height="487" /></a></dt>
<dd class="wp-caption-dd"><span style="color: #003300;"><em>Erta Ale yanardağının krater ağzına yarım metre dibinde cahil cesareti</em></span></dd>
</dl>
<p><span style="color: #003300;"><strong>Etiyopya ying yangı:</strong></span></p>
<p>Başkent Addis Ababa ve çevresi Birleşmiş Milletler Misali tüm dünya insanlarından en entellektüellerini, dünya politikasına yön verenleri, parayı en iyi koklayan işadamlarını ağırlayadursun; Afrika’nın acımasız ve çileli yüzü Etiyopya’nın ücralarında kendini tüm soğukkanlılığıyla sergiliyor. Afrika bana, aslında kendimi bir zerre olarak görüp,  dünyadaki diğer komşularımdan neler öğrenebileceğim konusunda büyük öğretiler yükledi. Bu kıtadan sonra benim için her şeyin hem önemi var; hem de insanlık dışında aslında hiçbir şeyin önemi yok. Bunu içselleştirmem zaman aldı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h3><span style="color: #003300;"><strong>Bir gün gerçek Afrika’ya dokunmak isterseniz</strong></span></h3>
<p>Eğer siz de bir gün yolunuzu Afrika’nın cefakâr topraklarına düşürmeye karar verirseniz, yanınızda veya kargo ile  oyuncak, ingilizce çocuk kitabı, çocuk giyim ve yiyecek götürmeyi planlayın. Bölgedeki sivil toplum kuruluşlarıyla temasa geçerseniz onlar işinizi kolaylaştıracaktır.</p>
<p>Not 1: Afrika&#8217;ya benim gibi can güvenliği garantisi olmayan bölgelere gitmeye sizi asla davet etmiyorum. Kenya ve Zimbabwe gibi daha güvenli bölgelerin olduğu ülkelerde de çok yararınız olacaktır.</p>
<p>Not 2: Bildiğiniz gibi sivil toplum yardım çalışmalarını yıllardan beri A.I.P. Vakfı olarak Türkiye’ de aralıksız yürütmekteyiz.  Sosyal yardım çalışmalarını bizzat bizle Anadolu ya da İstanbul’daki sefaleti görerek yapmak isterseniz lütfen A.I.P. Vakfı ile temasa geçin sizi ihtiyaçlara ilişkin bilgilendirelim.<br />
*Dünya mutlu ve mutsuz ülkeler sıralaması araştırması Forbes dergisi ve Legatum Enstitüsü / Dubai işbirliği ile. 2011.</p>
<p><a href="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2015/01/en-koyu-fan-club-e1422463631482-copy.png"><img class="  wp-image-1020 aligncenter" src="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2015/01/en-koyu-fan-club-e1422463631482-copy-300x300.png" alt="en-koyu-fan-club-e1422463631482 copy" width="521" height="447" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://ebrunurluoglu.com/2015/01/kuzey-etiyopya/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
