<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ebru Nurluoğlu Kişisel Web Sitesidir. &#187; Gezi Tavsiyeleri</title>
	<atom:link href="https://ebrunurluoglu.com/category/mutlu-gezgin/gezi-tavsiyeleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ebrunurluoglu.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 02 Nov 2024 17:11:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=4.2.38</generator>
	<item>
		<title>OTEL TAKINTILARIM</title>
		<link>https://ebrunurluoglu.com/2018/04/otel-takintilarim/</link>
		<comments>https://ebrunurluoglu.com/2018/04/otel-takintilarim/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Apr 2018 11:05:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ebru Nurluoğlu]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezi Tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mutlu Gezgin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ebrunurluoglu.com/?p=1967</guid>
		<description><![CDATA[Toza hafif alerjik olmam beni yıllar içinde otel temizlik hafiyesi yaptı. Çünkü en iyi dediğiniz otelde bile yatağı bile biraz kıpırdatsanız altından öbek öbek toz topu kümeleri çıkabilir. Bunları gördükten sonra artık bir otel odasına adım attığımda standart bazı hamlelerim var. Toz tutan halı, yüzyıllardır yıkanmamış perde dışarı at. Halı kalkınca, yatak &#8211; koltuk kıpırdayınca [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Toza hafif alerjik olmam beni yıllar içinde otel temizlik hafiyesi yaptı. Çünkü en iyi dediğiniz otelde bile yatağı bile biraz kıpırdatsanız altından öbek öbek toz topu kümeleri çıkabilir. Bunları gördükten sonra artık bir otel odasına adım attığımda standart bazı hamlelerim var.</p>
<ul>
<li>Toz tutan halı, yüzyıllardır yıkanmamış perde dışarı at.</li>
<li>Halı kalkınca, yatak &#8211; koltuk kıpırdayınca altından çıkan pislikleri sabunlu suyla sildir.</li>
<li>Yatak altı toz aldır.</li>
<li>Temizliği gözün tutmazsa yastığa tişörtünü geçir.</li>
<li>Gözle görülür şekilde yağmur ormanı tüylü gri canlıları gibi klimadan sarkan öbek tozları filtreden temizlet.</li>
<li>Tavandan ve köşelerden sarkan örümcekleri tespit turu</li>
<li>Televizyon kumandasını kolonya ile sil</li>
</ul>
<h3><strong><br />
YADIRGADIKLARIM</strong></h3>
<ul>
<li>Tatil köylerinde plaj kenarına kurulan ikindi çaylarında servis edilen kuru bayat poğaçalar, sanayi tipi kekler.</li>
<li>İyi otellerde bile böreklerin içine beyaz peynir yerine doldurulan ucuz tatsız lor peyniri</li>
</ul>
<h3><strong><br />
Vasatlık Zihniyeti </strong></h3>
<p>Türkiye&#8217;nin en iyi kabul edilen otellerinden birinde, şefe, neden kahvaltı tost köşesinin eski zenginlikte olmadığını sordum. Çünkü bu otele gelme sebeplerimizden biri de arkadaşlarımızla aramızda espriye varacak lezzetteki buranın emsalsiz tostlarıydı. (Mesela benim favorim zeytin ezmesi &#8211; mantar &#8211; fesleğen soslu – pastırma karışımıydı). O şef yaklaşık yarım saat önce arkadaşıma ne kadar özenle malzemeleri seçtikleri, ne kadar müşteri isteklerine kulak verdikleri, ne kadar iyi şeyler başardıklarını anlatmaktaydı. Ben o tostlarınız için gelmiştik; o güzel malzemeler nerede, tost tezgahı şimdi çok yavan diye sorduğumda aldığım cevap; ülkemizde yaygın olan vasatlık zihniyetinin bir gerçekliğini daha yüzüme doğru savurdu.</p>
<p><strong><em>Şefin cevabı:</em></strong> “Çok beğeniyormuş herkes evet. Vallaha o tost köşesinde kuyruklar oluyordu, istemedik yani. Ama tostçu kız kafasına göre işler yapıyordu zaten ayrılan Hamza usta da bunları yapması için kıza izin vermişti.”</p>
<p><strong><em>Benim cevabım:</em></strong> “ya şef delirdin mi burada insanların beğendiği, kendilerine özel bir şeyler yapabildikleri farklı bir köşe oluşturmuşsunuz. Böyle bir zenginlikle  içinizden birinin bu kahvaltıyı farklılaştırmasına neden izin vermezsin ki?</p>
<p><strong><em>Not:</em></strong> Tostçu kız rakip otelde fıstık gibi bir iş buldu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://ebrunurluoglu.com/2018/04/otel-takintilarim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İyi Otel İyi Oda</title>
		<link>https://ebrunurluoglu.com/2018/04/iyi-otel-iyi-oda/</link>
		<comments>https://ebrunurluoglu.com/2018/04/iyi-otel-iyi-oda/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Apr 2018 09:20:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ebru Nurluoğlu]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezi Tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mutlu Gezgin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ebrunurluoglu.com/?p=1932</guid>
		<description><![CDATA[Benim gibi odada keyifle yazı yazan, çalışan ya da tatilde plajdan / gezmeden odaya dönünce pencereden manzara görmeye bayılan biriyseniz aranan hayal odalar bunlar… Abant Köşk Otel 1001 nolu süit oda manzara konum açısından çok keyifli bir dubleks. Yatak odası çatı katında, alt kat manzaraya daha hakim. Süiti birkaç yakın arkadaşla keyifle paylaşmak da çok [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Benim gibi odada keyifle yazı yazan, çalışan ya da tatilde plajdan / gezmeden odaya dönünce pencereden manzara görmeye bayılan biriyseniz aranan hayal odalar bunlar…</p>
<p><strong>Abant Köşk Otel<br />
</strong>1001 nolu süit oda manzara konum açısından çok keyifli bir dubleks. Yatak odası çatı katında, alt kat manzaraya daha hakim. Süiti birkaç yakın arkadaşla keyifle paylaşmak da çok neşeli olabilir. Standart odalarda ise 1005, 1006 manzaraya en hakim odalar. Gölün sakinliği, şefin özel isteklerinizi memnuniyetle yerine getirmesi, otelin az odalı olması bu oteli özel kılıyor. 20 kişilik bir arkadaş grubuyla ise otelde hafta sonu efsane olabilir.</p>
<p><a href="https://abantkosk.com" target="_blank">https://abantkosk.com</a></p>
<p><strong>Casa Lavanda<br />
</strong>Orkide adlı odası çok ferah. Diğer konaklama alanları gibi iç içe değil; çok ferah yeşilliklerle dolu kademeli bir bahçeyi açılıyor. Burası sürprizli bir yer. Şehir dışında böyle bir aile işletmesinde kaldığınız zaman beş yıldızlı bir otel mutfağında benzer tabakların önünüze geleceğini tahmin etmiyorsunuz. Diğer yandan akşam yemeklerinin sofistikeliğinden sonra beni tek hayal kırıklığına uğratan sabah kahvaltılarının olağanlığı oldu.12 yaş üstü çocuk kabul ediliyor. Gene de hafta sonları gürültü kaçınılmaz. Hafta içi kaçamağı yapın.</p>
<p><a href="http://www.casalavanda.com.tr" target="_blank">http://www.casalavanda.com.tr</a></p>
<p><strong>Nirvana / Antalya<br />
</strong>VIP takılayım, geniş aile tatili yapayım derseniz güzel seçim olabilir. Kendi havuzum olsun derseniz de c3 ve c4 nolu odalar derim.</p>
<p><a href="http://www.nirvanahotel.com" target="_blank">http://www.nirvanahotel.com</a></p>
<p><strong>Paloma Foresta / Antalya<br />
</strong>451 nolu teraslı geniş oda, tatillerde kendinize özel alan seviyorsanız çok kullanışlı. Güneşin doğuşu için enfes.Terasında güneşlenmek de, soğuk bir şeyler yudumlayarak da keyif çatmak da mümkün. Ben yaz tatilinde kum yerine deli gibi ağaç yeşillik arayanlardanım. Paloma Foresta daha önce Renaissance zincirinde iken de gittiğim ve yeşilini kolay kolay başka yerlerde bulamadığım bir otel. Yüzerken dağları ve yeşili görmek paha biçilmez.</p>
<p><a href="http://www.palomahotels.com" target="_blank">http://www.palomahotels.com</a></p>
<div id="attachment_1938" style="width: 310px" class="wp-caption alignleft"><a href="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2018/04/Paloma-Forestanın-etekelrinde-kitap-okuyup-hayal-kurmayı-sevdiğim-ağaçlarından-biri.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1938" src="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2018/04/Paloma-Forestanın-etekelrinde-kitap-okuyup-hayal-kurmayı-sevdiğim-ağaçlarından-biri-300x300.jpg" alt="Paloma Foresta'nın eteklerinde kitap okuyup hayal kurmayı sevdiğim ağaçlarından biri" width="300" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Paloma Foresta&#8217;nın eteklerinde kitap okuyup hayal kurmayı sevdiğim ağaçlarından biri</p></div>
<div id="attachment_1937" style="width: 310px" class="wp-caption alignleft"><a href="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2018/04/Paloma-Foresta.-451in-gün-batımı-süper..jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1937" src="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2018/04/Paloma-Foresta.-451in-gün-batımı-süper.-300x300.jpg" alt="Paloma Foresta 451'in gün batımı süper" width="300" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Paloma Foresta 451&#8217;in gün batımı süper</p></div>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><br />
Richmond Nua wellness spa / sapanca<br />
</strong>420 nolu oda bence Richmond’ ın en güzel odası. Köşe oda hem bahçeyi hem de manzarayı görüyor.  bence bütün odalarının böyle bir manzaraya sahip olacak şekilde bir parça daha büyük yapılması doğru olurdu. Diğer odalar böyle bir keyif oteli için çok küçük. Sapanca Gölü kenarında, spasıyla kendinizi şımartabileceğiniz derli toplu bir otel.</p>
<p><a href="http://www.richmondnua.com" target="_blank">http://www.richmondnua.com</a></p>
<p><strong>Rixos Premium / Antalya Tekirova<br />
</strong>Yemekleri çok çeşitli. Ağaçlı, dolu dolu yeşil manzarayı gören odası 2314 ve 2214.</p>
<p><a href="https://allinclusive-collection.com/en/hotel/rixos-premium-tekirova/" target="_blank">https://allinclusive-collection.com/en/hotel/rixos-premium-tekirova/</a></p>
<p><strong>Voyage Sorgun / Antalya<br />
</strong>En güzel normal odaları bence 2095 ve 2096. Mavi bayraklı plajına denize yakın, önünde sessiz yetişkin havuzu var.</p>
<p><a href="http://www.voyagehotel.com/Voyage-Sorgun" target="_blank">http://www.voyagehotel.com/Voyage-Sorgun</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://ebrunurluoglu.com/2018/04/iyi-otel-iyi-oda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KIRSAL / RİSKLİ BÖLGELERE GİDERKEN DİKKAT ETTİKLERİM</title>
		<link>https://ebrunurluoglu.com/2015/06/yurtdisinda-kirsal-ve-riskli-bolgelere-giderken-dikkat-edilmesi-gerekenler/</link>
		<comments>https://ebrunurluoglu.com/2015/06/yurtdisinda-kirsal-ve-riskli-bolgelere-giderken-dikkat-edilmesi-gerekenler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Jun 2015 12:33:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ebru Nurluoğlu]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezi Tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi tavsiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Riskli Seyahat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ebrunurluoglu.com/?p=767</guid>
		<description><![CDATA[Valiz Listesi Bu listeye bakmadan valizimi kapamam. Gideceğim yerin mahrumiyet durumuna göre alacaklarıma bu liste ile karar veririm. Atıştırma (kuru ve dayanıklı mini boy) Boyun yastığı Az gelişmiş bölgeleri görmeye gitmek demek; engebeli taşlı kayalı yollarda her saniye bir belin ve boynun olduğunu hatırlatan uzun, ızdıraplı yolculuklar demek. Boyun yastığı uçaktan başlayarak bana bir nevi [&#8230;]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color: #008000;"><strong>Valiz Listesi</strong></span></h3>
<p>Bu listeye bakmadan valizimi kapamam. Gideceğim yerin mahrumiyet durumuna göre alacaklarıma bu liste ile karar veririm.</p>
<ul>
<li><strong>Atıştırma (kuru ve dayanıklı mini boy)</strong></li>
<li><strong>Boyun yastığı</strong><br />
Az gelişmiş bölgeleri görmeye gitmek demek; engebeli taşlı kayalı yollarda her saniye bir belin ve boynun olduğunu hatırlatan uzun, ızdıraplı yolculuklar demek. Boyun yastığı uçaktan başlayarak bana bir nevi ana kucağı vazifesi görüyor.</li>
</ul>
<ul>
<li><strong>Çöp poşeti (buzdolabı ve büzgülü)<br />
</strong>Yanımda büyük boy şeffaf buzdolabı poşetleri / büzgülü renkli güzel kokulu çöp torbaları taşırım.<br />
Temiz torba seyahatte derli toplu olmak adına iyi bir kurtarıcı: “kirlileri muhafaza etmek, yağmurdan değerli eşyaları korumak, uçakta hijyen, yiyecekleri küçük pozisyonlarda taze tutmak”<br />
Uçak içinse sırt çantama hep büzgülü büyük çöp torbası ve küçük şeffaf torba atıyorum. Uçaklarda paltoları kazakları pis valizlerin üzerine bırakmak yerine hemen bir büzgülü torbaya tıkıp baş üstü dolaba güvenle bırakıyorum. Bazen o kadar kirli uçaklar var ki sırt çantamı bile torbaya koyup baş üstü dolaba kaldırdığımı bilirim. Ne de olsa uzun seyahatlerde sırt çantamı hem kiler hem yastık hem ambar niyetine de kullandığım oluyor. Kirli uçaklara biner binmez bari saçlarım hemen kirlenmesin diye kalın bandana da kullandığım oluyor.</li>
</ul>
<ul>
<li><strong>Diş fırçası + macun</strong></li>
<li><strong>Göz malzemeleri</strong><br />
Çok toz topraklı yerlerde gözler çok çeker. O yüzden ben hep yanımda göz mendili, göz yaşı damla, gözlük mendili, güneş gözlüğü taşırım.</li>
<li><strong>Hijyen kadın malzemesi</strong></li>
<li><strong>İç Çamaşırı &amp; Çorap</strong></li>
<li><strong>İlk yardım kiti</strong></li>
<li><strong>Kağıt mendil ve ıslak mendil</strong></li>
<li><strong>Kitap</strong></li>
<li><strong>Kolonya<br />
</strong>Toz silmek için ya da birebir. Birkaç kere tahta kurusu istilasında odada çok işime yaradı. Rebul markasının nature kolonyası yeni favorim.</li>
<li><strong>Parfüm + kolonya + deodorant</strong></li>
<li><strong>Saç kurutma makinesi (şarjlı)</strong><br />
Saçlarım uzun ve gür. Soğuk bölgelerde yıkayınca kurutmak dert çünkü elektrik yok. Şarjlı saç kurutma makinesini yanıma alırım.<br />
Binlerce metre yüksekte, uzun saçlı biri olarak soğuk dere suyuyla yıkanmak zorunda kalınca görürüm sizi…</li>
</ul>
<ul>
<li><strong>Şampuan &amp; saç kremi (mini boylar)</strong></li>
<li><strong>Şarj aleti</strong></li>
<li><strong>Tarak + saç bandı + toka</strong></li>
<li><strong>Terlik<br />
</strong>Valizde yer derdi yoksa Crocs kurtarıcı olabilir. Yere çorapla veya çıplak ayakla basıp o tozu tekrar valize ya da yatağa taşımanın gereği yok.</li>
<li><strong>Termofor</strong><br />
Bazı bölgelerde otel içi dahil ısınmak bir sorun. Termofor uykuda en yakın arkadaşım.</li>
<li><strong>Tepe lambası</strong><br />
Bazı otellerde baş ucu lambası olmuyor ben de başa takılan lamba yanıma alıyorum. Gece çadırda ya da arkadaşla kaldığın odada kitap okurken kimseyi uyandırmamak  ya da aniden belirsen ışıksız karanlık yollar için</li>
<li><strong>Uydu telefonu</strong><br />
Uydu telefonu olmasa; yakınlarımın kalp krizi, ameliyatlar dahil ben uzaktayken gelişen acil pek çok olayı öğrenemez ya da dağın tepesinde mahsurluk gibi zor durumda kaldığımı kimseye bildiremezdim.</li>
</ul>
<ul>
<li><strong>Vakumlu peynir ve ekmek</strong></li>
</ul>
<p><strong>Seyahat Alışkanlıklarım:<br />
</strong><br />
Kampta ya da vasat otellerde hazırda bulmanızın mümkün olmadığı şeyler var. Bunlara hazırlıklı olmak seyahatte bana büyük sevinçler yaratıyor. Bir de deneyimlere kulak veriyorum. Mesela lüks bir otel balkonuna çıkıp ardından kapıyı kapattığı için saat kitli kalan ahbabım oldu. Bir daha balkona çıkıp hiç ardımdan kapıyı kapatır mıyım…</p>
<ul>
<li>Öncelikle UNESCO&#8217;nun Dünya Mirası Listesine alınmış yerleri görmek.</li>
<li>Yurtdışına çıktığımda otantik yerleri keşfe çıkıyorsam alışverişi standart mini listemle tamamlarım, çünkü valizime başka türlü sığmam mümkün olmaz. Çantamda yer tutmamasına özen göstererek mutlaka aldığım şeyler:</li>
<li>Buzdolabıma asmak için magnet</li>
<li>Duvarıma çerçeveletmek üzere kartpostal ve o yöreyi resmeden tablo</li>
<li>Obje koleksiyonuma küçük bir ek</li>
</ul>
<ul>
<li>Yurtdışında sokaklarda gezinirken en sevdiklerim: istisnasız her pastane fırına uğrarım. Çeşitlerle göz arada da damak ziyafeti çekerim.Gözlerimi pastalarla renklendirir; croissant, sıcak mini pizza, bagel  peynirli poğaçalarla da şenlendiririm.</li>
</ul>
<ul>
<li>Pasaport sürem en az 8 ay geçerli mi kontrol ederim.</li>
</ul>
<ul>
<li>Her wc imkanını değerlendirim. WC kullanmadan önce lavabo yanında el kurulanan kalınca kağıtlardan yanıma tuvalet kağıdı olarak alırım müze vb. yerlerde kağıt o kadar ince olur ki elinize bile gelmez kullanmak isteyince de elinize yapışır kalır.</li>
</ul>
<ul>
<li>Endonezya, Myanmar, Kamboçya gibi tapınakta ayakkabı çıkarılan ülkelerde yerlerde yanında hep birkaç yedek çift çorap taşırım. O kadar pisleniyorlar ki eve bile götürmeden orada çöpe bırakmak istediğin zamanlar olacak. Kolonya ise bu gibi durumlarda ayakları ferahlatmak için baş tacım.</li>
</ul>
<ul>
<li>Taksiye otel ana kapısından binerim, yoldan çevirmem. Filipinler de arkadaşımı otelin ana caddesinde yoldan bindiği taksici organ mafyası için kaçırmış mesela. Şans eseri kurtulmuş.</li>
<li>Sıcak bölgelere de gitsen, sırt çantama Norveç tipi kaz tüylü incecik mont alırım. En azından havalimanları çok soğuk oluyor. En son, beklenmedik bir yolcu rahatsızlığından dolayı Dubai’de gece yarısı aktarmayı mecburen kaçırınca saatlerce buz gibi havalimanı içinde uzun konaklamada perişan olduk.</li>
</ul>
<h3><span style="color: #008000;"><strong><br />
Gıda güvenliğiniz ve damak tadınız için önerdiğim mide cephaneleri:</strong></span></h3>
<p>Hassas bünyeli biri olmak insanı mecburen seyahatte tedbirli bir gezgine dönüştürüyor. Tüm ülkelerin harika yemekleri var ne yazık ki benim mideme göre değil. Artık hijyende ve baharatta şans denemesi yapmayacak kadar akıllandım. Listemin başında, “bölgeyi tanımıyorsan seyahatte ikram edilen hiçbir şeyi nezaket için yeme ve içme.” var.</p>
<p>Nutella / sevdiğiniz cins dayanıklı paket ekmek (ben çok tahıllı tost, karabuğday ya da tam buğday ekmeği vb tercih ediyorum) / minik enerji barları / minik paket atıştırmalıklar/ daha geç bozulacağı için tuzlu, minik porsiyonlar halinde vakumlanmış dayanıklı peynir / minik kavanoz otel tipi reçel ve bal / zeytin ezmesi / zeytin / dayanıklı tatlı tuzlu geleneksel mahalle fırını kurabiyeleri&#8230;</p>
<p>Bunları yanınıza alarak en azından kahvaltınızdan emin olun. Uganda ve Ruanda’da yumurtaların sarıları da beyaz krem renkteler. En lezzetli meyveleri Mango, gerisi karpuz dahil sizi hayal kırıklığına uğratabilir. En şahane tesiste bile yılanları yedikleri için kocaman fare ve sıçanların mutfak kapısına uzanan turlarına izin veriliyor. Bu açıdan sakın kalacağınız otelin fiyatı ile doğru orantılı temiz olacağını düşünmeyin. Otel menülerinde tabii ki batılılara göre seçimler var. Gene de Kongo sınırında göçmenlerin maymun yediklerini düşünecek olursanız. Yeme içme kültürünün bizden biraz daha farklı olduğunun ayrımına varmanız mümkün olur.</p>
<ul>
<li><strong>Siyah zeytin bence her seyahatin kurtarıcısı.<br />
</strong>Bozulmaz etmez. Biraz ekmek buldun mu ekmek kuru da olsa hemen seni doyurur. Ben sıcak suya ya da çaya ekmek dalgıçlarımı yollayarak o işi de çözdüm.</li>
<li><strong>Çok aç kalmışsam seyahatte yaptırmaya alışkın olduğum bazı tarifler var.<br />
</strong>Beyaz peynirli otlu börek, patatesli ve peynirli börek; patlıcanlı etli pilav. İstanbul’dan yanıma sırf bu yüzden getiriyorum kavurma, zeytin ezmesi, yufka, zeytinyağlı patlıcan gibi konserve ve vakum paketler taşıyorum. Bir de Tadım’ın antep fıstıklı ya da yer fıstıklı barları tatlı ihtiyacımı dindiriyor.</li>
<li><strong>Yerel pazardan satın aldığım yiyecekler:<br />
</strong>Muz, yumurta ve patates kızartması. Patateste on denememden iki tanesinde başarılı oluyor o yüzden denemeye değer çünkü her millet patates yiyor yeter ki, temiz yağ diye ısrar edip başında bekleyebileyim. Bazen gözüm çok dönmüşse markete gidip umutsuzca zeytinyağı ya da ayçiçek yağı arıyorum.</li>
<li><strong>Valizdeki diğer kurtarıcılarım</strong>:<br />
Pita ekmeği, glutensiz ekmek,  kuruyemiş,. Vakumlattığım peynirlerle ilk günlerde aşk yaşıyorum sonra bozulur korkusuyla aşk sona eriyor.</li>
</ul>
<h3><span style="color: #008000;"><strong><br />
Yoldaki konforunuz için yanınıza almanızı önerdiğim sağlıksal cephaneler:</strong></span></h3>
<ul>
<li>C harfi şeklinde boyunluk yastık (yollar çok engebeli toprak ve taş. Bel &#8211; boyun rahatsızlığı olanlar bu bölgeleri zaten unutsunlar)</li>
<li>Islak ve kuru mendil, dezenfektan (Benim gözlük daha ilk gün tanımlanamaz pislikteki umumi wc ye düştü; tabii ki geri alıp kullandım. O güneş altında başka seçeneğim yoktu.)</li>
<li>Suni gözyaşı damlası (üzerinize yollarda yağan o kadar çok toz var ki…)</li>
<li>Sineksavar spreylerin olabilecek en iyi dozlusu. (Gece dahi uyurken bu spreylerden yüz, boyun, ayak dahil açıktaki her milime sıkarak yatmalısınız)</li>
<li>Böcek sokmasına karşı merhem ve ilaç. (gündüz o kadar yorulduğum oluyordu ki gece yatakta başucumda böceklerle uykuya yattım.</li>
<li>Bit tokası (eğer yerel halkın arasına karışacak ve özellikle çocuklarla oyunlarda yakın temasta olacaksanız)</li>
<li>Pudra, kolonya, rulo kağıt mendil (susuz bölgelerde bulunacaksanız; ter, saç yağlanması, yastığı kaplama vb. konulardaki hizmetkarlarınız bunlar)</li>
<li>Sıtma hapına yolculuktan 2 hafta önce başlamayı unutmayın. Eğer getirtebiliyorsanız önceden gideceğiniz ülkede kullanılan ve yabancılara verilen ilaçlardan edinmeye bakın. Bunlar haftada bir kez tek doz alındığı için her gün alınan ilaçlardan kullanımları daha kolay. Önceki senelerde benim sıtma önleyici olarak her gün kullandığım ve İstanbul’dan aldığım ilaç fena yan etki yapmıştı. Biliyorsunuz evinize dönünce de bu hapları 2 hafta kullanmaya devam ediyorsunuz.40 güne yakın bu ilaçları kullanmak yerine haftada 1 kez alınan haplar daha pratik (Uganda vb. sıtma için haftada 1 alınan haplarda etken madde Mefloquine ve Malarone )<br />
Bir de dönerken sıtmaya yakalanırsınız diye gerekli tedavi edici ilacı oradan almanız çok iyi olur. Çok basit bir ilaç, ancak biliyorsunuz ülkeye dönünce sıtma teşhisi koyulamadığı için ölenler oldu ülkemizde de.Sıtmayı taşıyan anofel sinekleri akşam gün batımından, gün ağarana dek çok aktif. Bu yüzden yatakta cibinlik olmasına dikkat edin. Uzun boylu, kollu ve paçalı kıyafetler giyin. Şapka kullanın. Böcek kovucunuzda yüzde 35 ve üstü DEET bulunsun.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<h3><span style="color: #008000;"><strong>Dağa mı çıkacağım dediniz? Bir dakika!</strong></span></h3>
<p>Eğer zorlu tırmanış parkuru seçmeye niyetliyseniz bunlarsız valiz hazırlamayın: Yürüyüş pantolonu, panço tipi yağmurluk, bahçe eldiveni (tırmanışta ısırgan otları vb. sizi dalamasın ya da gorillerle ani temasta korunmanız için), dürbün, el feneri, acil durum için düdük, nalburdan edineceğiniz gözü maske gibi tamamen kaplayan bir şeffaf çalışma gözlüğü (ormanda dallar gözünüze girmesin diye)</p>
<p>Yüksek tozlukları ve bastonları hazır edin&#8230; Bu tip tırmanışlarda botunuzun tabanını kavrayarak diz altına kadar dışardan pantolonunuzu çevreleyen koruyucu tozlukları takmayı ihmal etmeyin. Hem böcek ve yılan sokmaları hem de savaşçı karıncaların müthiş acıtan ısırıklarından sizi koruyacaklardır. Uganda’da şempanze keşif yürüyüşlerinde olduğu gibi daha düz arazilerde çift baston; gorillerin yuvası Ruanda dağlarındaki gibi engebeli araziler içinse tek baston yeterli olacaktır.(diğer elinizi kâh yokuş aşağı kâh yukarı muhtemelen porter /hamal tutuyor olacak çünkü) Bastonların darbeleri yumuşatan mekanizmaya sahip olanlarından almanız iyi olur.</p>
<p>Farklı cins maymunları yakından görebileceğiniz yerler aynı zamanda türlü haşeratın kol gezdiği birer yağmur ormanı. Dolayısıyla donanımlı gitmenizde fayda var. Haşerat ve savaşçı arılardan korunmak için daima çoraplarınızı pantolon paçalarınızın üstüne geçirin.  Aniden yağmur bastırınca zaten çamur olan yerler balçığa dönüşüyor. Valizinizde spor ayakkabı dışında dağ ve orman yürüyüşlerinde giymek için sağlam yürüyüş botlarına yer açın.</p>
<p>Unutmayın RUANDA dağlarının derinlikleri kara mamba (çok saldırgan, panzehir yoksa anında yüzde yüz ölümcül ve dünyanın ikinci en uzun zehirli yılanı), kobra (felç edici zehirli yılan), Piton (zehirsiz ama bir yutuşta bir geyiği ham yapabilen boyu 9 metrelere varan yılan) gibi yaratıklara ev sahipliği yapıyor. Bunu bilerek yerel rehberlerin burnunun dibinden ayrılmayın. Ben muazzam güzel bir yeşil deriye sahip uzun bir yılanla tam suyun üzerindeki köprüden geçerken karşılaştım. Rehber uyarmasa üstüne basmak üzereydim.</p>
<p>Ayrıca bu dağ ormanlarında goriller dahil insana alışkın olmayan tehlikeli türler var. (Gorillerin sadece bir bölümü parklarda nispeten ulaşılabilir bölgelerde yaşıyorlar, bir kısmı araştırma merkezlerinde koruma altındalar, geri kalanlar ise tüm vahşilikleri ile dağlara hükmediyorlar. Deneyimli ekiplerden emin olmadıkça aptalca bir maceraya atılmayın. Koruma ordusu ve deneyimli rehberlerle de gitseniz porter (hamal) tutmanızı tavsiye ederim. Bu,  yerel halkın geçimine katkı sağladığı kadar (böylece kaçak avcılık teşvik edilmiyor) sizin yaralanmadan aşağıya dönmeniz açısından da önemli. Porter’lar dağda sık ve tozlu böcekli çalılıklardan bir nebze size yol açmaları, dağdan yokuş aşağı yuvarlanırken balçık çamurdan tez çıkmanızı sağlamaları ve poponuzdan dik yamaçlarda ittirmeleri sayesinde kocaman bir kucaklamayı hak ediyorlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h4 class="ecxMsoNormal"><a href="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2015/12/PRİNGLES.jpg"><img class="  wp-image-1241 alignleft" src="http://ebrunurluoglu.com/wp-content/uploads/2015/12/PRİNGLES-300x300.jpg" alt="PRİNGLES" width="356" height="356" /></a> <span style="color: #008000;">Hardallı Pringles maneviyatı</span></h4>
<p class="ecxMsoNormal">Ruanda’da aç kalmamak için bu Pringles çeşidini bulunca son  kalan 3 kutuyla epey idare etmiştim. Başka tip Pringles ya da başka marka cips de yiyememiştim. Orman tırmanışlarında tanıştığım bir Amerikalı emekli dostum bunu unutmamış;  Avrupa turundan İstanbul’a beni görmeye elinde bir koli  fabrikadan özel sipariş sarı Pringles ile gelmiş (North  Carolina’da da bu sarılar yokmuş) ABD’den buraya ben seviyorum diye taşımış. Beni en iyi Pringles severler ya da doğada kısıtlı yiyecekle kalma tecrübesi yaşayanlar anlar&#8230;</p>
<p class="ecxMsoNormal">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://ebrunurluoglu.com/2015/06/yurtdisinda-kirsal-ve-riskli-bolgelere-giderken-dikkat-edilmesi-gerekenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
